Üniversite Okumak Hakkında Yeni Başlayanlara

Merhaba Fakir Yazar Okurları;

Sponsor Bağlantılar

Üniversite okumak dışarıdan kulağa çok hoş geliyor. Eşe dosta oğlum veya kızım üniversitede okuyor demek gurur verici bir şeydir.

Aylarca hatta yıllarca sayısını bile hatırlamadığınız kadar test çözüp sabahlara kadar ders çalışıp üniversite hayaliyle yaşamak ve sürekli değişen sınav sistemine alışmak gerçekten çok zor bir durum. Şu an da buna benzer bir durum var. YGS ve LYS kaldırıldı ama milyonlarca öğrenci ve aileleri nasıl üniversiteye gireceklerini bilmiyorlar. Bunlar sadece bu işin başlangıcı. Herkes bir önceki okulunu ve hayatını özler. Liseye geçtiğinde orta okulunu ve oradaki arkadaşları, üniversiteyi kazandığında lisedeki özgürlüğünü ve üniversiteden mezun olup iş aramaya başladığında üniversitedeki ortamını hatta nefret ettiğin vize ve finalleri özlersin. Tabii bu durum herkes için geçerli değil. Üniversitede zor şartlarda okuyup gece veya hafta sonları çalışmak zorunda olan birçok öğrenci de var.

Üniversite Okumak Kolay Değil

Üniversite hayatı çok başka bir şeydir. Orada gelecekte nasıl bir birey olacağına karar verirsin. Bunun için önünde sadece birkaç yıl vardır ve geleceğini o yıllarda yaptıkların belirler. Bazısı kütüphanelerde sabahlar ve ben hiç öyle olmadım. Bazısı da sadece gezip eğlenir ve sınav zamanı gelince herkesten not arama derdine düşer. Çok azı da dayanamayıp okulu bırakır. Onları da suçlamamak gerek aslında. Evinden, köyünden ve ailesinden ilk defa ayrılmak gerçekten zor, maddi durumu olmayıp da karnını doyurmakta zorlanan çok öğrenci var ve bir de sevmediği halde puanı sadece o bölüme yettiği için gelen ama okumak istemeyip geri dönenler. Zamanında ben de çok yaşadım. Şu an 29 yaşındayım ve yarın 30’uma gireceğim. 7-8 yıl önce ben de uzak bir şehirde sevdiğim bir bölümü kazanıp hem maddi yetersizlikten hem de ailemi ve şehrimi çok özlediğimden okulu bırakıp dönmek zorunda kaldım. Kolay pes ettim. Ailemin yüzüne bile bakmakta zorlandım ilk günlerde. Çünkü o kadar masrafa neden olmuştum. Kısacası okuyabilene de okuyamayana da çok zordur üniversite hayatı.

Üniversitede Yaş Takıntısı Yoktur

YGS ve LYS sayfalarında çok gördüğüm bir şeyden de bahsedeyim. Mezuna kaldım yaşım geçiyor gibi takıntılara giren çok kişi gördüm. Üniversitede genç ve yaşlı olayı yoktur. 50 yaşında işinde gücünde olup da hukuk okuyan abi de tanıdım. 40’ına gelmiş ve üniversiteye gidecek kızı olan ablayı da. Bu nedenle orası lise değil. Eğitim almak için gittiğiniz, kimsenin yaşınızı umursamadığı ve kendi geleceğinizi biçimlendirdiğiniz bir kurum. Bu zamanları iyi değerlendirin. Tabii herkes bizim gibi de şanslı olamıyor. Biz hocalarımızın odasına gidip muhabbet de edebiliyoruz çoğu zaman. Kontenjanın az olmasının faydalarından birisi ama kampüsün diğer ucuna kadar da yürümek zorunda olmak da özlemeyeceğimiz en önemli şey. Ama en önemlisi 1 tane bile olsa çok önemli dostlar edineceksiniz. Askerlik anıları gibi anılara sahip olacaksınız.

Üniversitede Her Yaştan Öğrenciler Var
Üniversitede Her Yaştan Öğrenciler Var

Ben şimdi 30 yaşına basacak birisi olarak üniversite son sınıftayım. Aynı anda hem bitirme projem (belgesel) için uğraşırken hem de diğer 4 dersimi vermeye çalışıyorum. Bir de gelecek yıl mezun olunca nasıl iş bulacağım onu düşünüyorum. Çünkü bu ülkede birkaç meslek dışında hiçbir işin garantisi yok ve her 4 işsizden 1’i üniversite mezunu.

Mezun olup da sevdiğin işi yapamamak da var. Bu gerçekten üzücü ve ömür boyu hayal kırıklığı yaratan bir durum.

Sponsor Bağlantılar

Saygılar.
Fakir Yazar Kürşat.



Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


Tavsiye Yazılar